29 Ağustos 2011

Yoğurtlu Kebap

Herkese Hayirli Ramazan Bayramlari Diliyorum!
İslamın nurlu güneşi kalbine dolsun,
makamın cennet hz. Muhammed komşun olsun,
günlerin mutluluk,
gönlün saadetle dolsun bayramın mubarek olsun.

Daha evel yayinladigim Kilis´de tatilde iken annemin yaptigi nefis Yogurtlu Kebabin tadi hala aklimdan cikmadan bende tirnak ekmeklerini evde yapip, bu nefis Yogurtlu kebap yemegini bu defa kiymali toplalra degilde kusbasi et ile yaptim, sonuc bunda da mükemmel güzeldi. Sizlere Bayram yemegi icin bir alternativ olur umuyorum!
Hatirliyorum Türkiyede bu yogurtlu kebabin üzerindeki et cok degisik olarak da sunulurdu(kiymali toplar, kusbasi kizartilarak veya kusbasi sis kebap olarak, bazilari kiyma kavurup üzerinede aliyor böylede denemek istegenler denege bilirler).
Ramazan Bayrami icin güzel bir secenek olacagini umuyorum.

Tirnak ekmekler Kilis Firinindaki gibi lezzetli olmadi ise de yinede Yogurtlu kebabim icin yeterli idi. Cünkü Kilis´de odun firinlarinda mis gibi pisirilir.
Tirnak ekmegi:
Malzemeleri:

500 gr Un
1 Maya
Tuz
(ayrica geleceg ben 1 yemek kasigi sivi yag ekliyecegim, cünkü ekmekler daha kolay cigneniyor)
Yapilisi:
un maya ve tuz bir kabda ilik su yardimi ile cok yumusak olarak yogrulur ve mayalanir.
Mayalanan hamurdan 4-5 yumak yapilir. Bir kaseye 2 yemek kasigi un ve üzerine 1 cay bardagi su eklenerek karistirilir ve yumaklar bu un bulamaci su ile islatilan elle 1 cm kalinliginda oval inceltilir. Sonrada parmaklarin ucu ile sekiller verilir. Bu sekillendirme ekmege tirnak ekmegi adini veriyor.
Sicak 225 derece isitilmis firinda 10 dakika pisirilir, firin acilarak tepsideki ekmege firca ile yine un bulamaci sürülür ve 5 dakika daha pisirilerek kizarmasi saglanir. Kizaran ekmekler firindan alinir ve sogutulur.
Sonra 2 cm kalinliginda dilimlere kesilir. Yogurtlu kebap yemegi icin 1 ekmek 1 kisi icin hesaplanir.

Yogurtlu Kebap
Malzemeler:

1 kg tirnak ekmek veya Pide
1,5 su bardagi et suyu
1 kg Yogurt
4-5 dis Sarmisak
500 gr kusbasi et
Tuz, Karabiber, pulbiber, kekik
1 yemek kasigi Tereyagi annem Sadeyag kullanir( Ayrani alinmis saf yag)
Maydanoz

Yapilis:
Bir tavaya kusbasi etler alinir ve agzi kapali olarak kisik atesde, kendi suyunu salip geri cekene kadar pisirilir. Sonra etin pisip pismedigi kontrol edilir, et yumusaksa pisimistir, ama dahah sert ise o zaman, yarim cay bardagi sicak su ilave edilerek yine agzi kapali olarak pisirilmeye devam edilir. Et suyunu cekince 1 yemek kasigi tereyagi, tuz, karabiber ve kekik ilave edilerek kavurulur. En sonda kirmizi biberi ilave edilir ve sicak olarak bir tarafta bekletilir.
Be esnada ekmekler 2-3 cm büyüklügünde baklava disi kesilir ve kayik bir tabaga dizilir. Sicak etsuyu üzerine kasik kasik aktarilir.
Digertaraftan sarimsaklar soyulup ezilir ve tuz ilave edilerek yogurtla karistirilir.
Bu sarimisakli yogurtta ekmeklerin üzerine yayilir.
Tavada kavrulan etler de ekmekli yogurdun üzerine pay edilir. Kiyilmis maydanoz ile süslüyerek hemen servise alinir.
Afiyet Olsun!

28 Ağustos 2011

Marmelat (Erik, Nektarin, Tarcin ve Zencefilli)

Bu lezzetleri Cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.

Merhabalar arkadaslar,
Mürdün eriginin tam zamani iken degerlendirmeye gayret gösteriyorum, cünkü bu erigi cok seviyorum. Erikli Marmelat yaptim öyle nefis oldu ki anlatamam, icine kattigim, seftali ve bahartlarda (tarcin ve zencefil) cok muhtesem bir aroma verdi.
Ardindan hemen evde bulunan milföy hamuru ile marmelatli bohcalari hazirladim.

Önce Marmeladin yapilisi:
1 kg Mürdün Erigi
2 Nektarin (tüysüz Seftali)
1 sap Tarcin
1 kücük cay kasigi taze Zencefil rendesi
1/2 kg Recel sekeri (2x1 olanlardan= yani 2 kg meyvaya 1 kg seker hesabi)

Hazirlanisi:
Erikler yikanir ve ortadan kesilerek cekirdekleri cikarilir, sonra tekrar ikiye kesilerek dilimlenmis olur ve celik bir tencereye alinir. Seftalilerde güzelce yikanir ve kabuklari soyulmadan ince dilim dilim kesilir ve ayni tencereye eklenir. Üzerine seker ilave edilerek karistirilir. Tencerenin agzi kapatilarak 2-3 saat bekletilir. Sonra tarcin ve zencefil ilave edilir ve 4 - 5 dakika kaynatilir. Icinden sap tarcin kasikla cikarilir. Meyvalar blenderdan gecirilerek marmelat olmasi saglanir. 1 dakika daha kaynatilip hemen temiz kavanozlara bosaltilir.
Kavanozlarin agzi acik sogumaya birakilir. Iyice soguyunca agizlari kapatilip serin ve karanlik yerde muhafaza edilir. (daha evel kavanozlara bosaltigim recellerin hemen agzini kapayip bas asagi cevirerek sogumalarini bekliyordum, bir ikisinin üzeri küflenince, simdi soguyunca kavanozlari kapiyorum ve sonuctan da cok memnunum)
Fotografta gördügünüz ekmek dilimlerine önce taze peynir sürüp sonrda bu taze recelerimden ilave ettim mis gibi tarcin ve zencefilin aromalarini tadarak afiyetle yedim.
Sizlerede Afiyet Olsun!

Gelelim cok basit olan bu Marmelatli Bohcalara:
1 paket Milföy hamuru
1 kase Marmelat
1-2 yemek kasigi Süt

Yapilisi:
Milföy hamuru masanin üzerine yayilir ve 10-15 cm lik kareler kesilir. Her karenin ortasina bir yemek kasigi kadar marmelat konur(ben bazen rendelenmis elma ve ceviz ile de yapiyorum).
Sonra dört bir kösesi ortda elle bastirilarak yapistirilir. Yagli kagit serilmis firn tepsisine dizilir ve üzerine süt sürülür. 175 derecedeki firinda ca. 15 dakika pisirilir.
Afiyet Olsun!

25 Ağustos 2011

Sohurluk Ekmekler

Ekmekciklerimi cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.
Allah'ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun..

Cocuklarin gözdesi oldu!
Ramazan icinde ikinci yaptigim bu ekmekcikler cocuklarim tarafindan cook ama cok begenildi. Iste tarifim.
Malzemelri:
500 gr Un
aldigi kadar ilik Süt(ca.400ml)
1 Maya
1 yemek kasigi Bal
1 yemek kasigi Tuz
1 yemek kasigi Siviyag
Üzerinin Malzemesi:
Harci:
4 yemek kasigi Yogurt
4 yemek kasigi Siviyag
1 yemek kasigi Kekik
Garnetürü:
Domates dilimleri
Biber dilimleri
Cekirdegi cikmis yesil Zeytin
Yapilis:
Un hamur yogurma legenine alinir. Maya önce bir bardak ilik süt ile ezilir. Sonra bal,tuz ve siviyag eklenir ve ilik süt ilavesi ile yumusak bir hamur yogrulur. Hamur 30 dakika mayalanmaya birakilir.
Mayalanan hamurdan mandalina büyüklügünde parcalar alinir ve oval sekil verilerek tepsiye dizilir. Harc malzemeleri karistirilir ve hamurlarin üzerine bolca sürülür. Sonra hamurun bir kac yeri catalla batirilir, harc icine az ceksin ve hamur cok kabarmasin diye.
Dilimlediginiz domates, biber ve zeytinlerden üzerine yerlestirilir, istege göre peynir dilimleride eklenebilinir
Önceden isitilmis firinda 20 dakika pisirilir. Sicak iken citir citir ikram edilir. (Soguyuncada yumusak olarak nefis oluyor.)
Afiyet Olsun!


Not: anneminkiziyim-maharetler blogumuda ziyaret etmege unutmayiniz!!!

24 Ağustos 2011

Kadayıf

Bu nefis Kadayif tarifimi de cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.

Nefis kadayifa buyurun. Uzun zamandir bir tatli yapayim derken nihayet kadayif yapmak nasip oldu.
Malzemeleri:
500 gr. taze Kadayif
500 gr ceviz ici
250 gr Tereyagi

Serbeti icin:
3, 5 su bardagi Seker
3 su bardagi su 1 yemek kasigi limon suyu
Tarcin

Yapilisi:
Firin tepsisine tereyagi alinip, ocakta erimesi saglanir.
Erigen tereyaginin icine kadayif alinir, Kadayif elle karistirilip, her tarafi yaglanarak ve elde cekistirilip kadayif kirilir. Yani asagi yukari 2-3 cm boyunda yagin icinde kadayiflar bölünür, Buna kadayif kirma denir.
Kadayifin yarisi bir tabaga alinir. Diger yarisi tepsiye iyice bastirilarak yayilir. Üzerine irice kiydiginiz ceviz serpilir ve geriye kalan kadayif üzerine örtülüp, yine elle, avuc ici ile bastirilir.
200° deki firinda 20-25 dakika pisirilir.
Kadayifin pisirme islemi yapilirken tencereye seker, üzerine su ve limonsuyu alinarak kaynatmaya birkilir. Arada bu serbet karistirilarak özlestirilir. Pisince ocaktan alinir ilik duruma gelmesi saglanir. Firindan cikan kadayif isteye göre dilimlenip, üzerine serbeti aktarilir. Bir iki saaat cekmesi icin bekletilip, üzerine tarcin serpilerek servis yapilir, isteye göre kaymaklada servis edilir.


21 Ağustos 2011

Misketli Spagetti

Bu nefis tarifi de cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.


Merhabalar arkadaslar, kiymali makarna cesidi sevmeyenlere köfteli spagetti veya makarna harika bir fikir. Bu defada misketli köftecikelerle spagetti yaptim hem görünüs hem lezzet nefis idi, buyurun tarife.

Malzemeleri:
1 paket 4 bir arada Spagetti(spagetti, salcasi, baharati ve peyniri)
2 yemek kasigi Zeytinyagi

300 gr kiyma
Tuz, Karabiber, pulbiber
1 yemek kasigi Tereyagi

Yapilis:
Spagetti pakette tarif edildigi üzere pisirilir.
Bu arada Kiyamanin icine tuz ve karabiber ilave edilip güzelce yogrulur. Yoğrulan kiymadan kabuklu findik büyüklügünde parcalar koparilip iki el arasinda yuvarlanir. Arada el su ile islatilirki kiyma ele yapismasin. Yuvarlanan kiymali misketler tereyagi konmus tavada kizartilir (veya yaglanmis firin tepsisine dizilir ve firinda 200 derecede 30 dakika pisirilir).
Pisen spagettinin suyu kücük bir tencereye süzekten süzülür.
Spagettinin ben suyunu dökmem ve sosu icin kullanirim, yaklasik 1 su bardak suyuna, paketteki salca ve baharatlar karistirili, 2 yemek kasigide zeytinyagi ilave edilerek bir iki tasim kaynatilir.
Spagetti tabaklara taksim edilir üzerine salcali sosu ve en üstede et misketler eklenir, istege göre paketteki peynir rendesi de eklenebilinir.
Afiyet Olsun!

17 Ağustos 2011

Hashasli ve Cevizli Cögrek - Ostergebäck

Bu nefis tarifi de cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.

Blog gezintilerim sirasinda kesfettigim mazesinyemekleri cok güzel tariflerle dolu harika bir blog. Arkadasimin yazilarini iki dilli yazmasida ayri bir zenginlik bence, bunun icinde kendisini ayrica kutluyorum.
Bu nefis cögregin tarifini arkadasimimdan aldim, sekil onun yaptigi kadar muntazam olmadiysada cok hos ve degisik bir sekillendirme ile pisirip sunmus, bende arkadasimin yaptigi Zeytinli Celenk Pogacasini kendime göre uyarliyarak birseyler yapmaya calistim. Sadece ic malzemesini hashasli gönlümün cektiginden hashasli ve cevizli yaptim. Cok nefis oldu degisik sekli ile de herkesin begenisini kazanacaksiniz bundan eminim, bunun icin sizlerede siddetle tavsiye ediyorum.

Hashasli ve Cevizli Cörek
Malzemeleri:

600 gr Un
400 ml ilik Süt
100 ml Sıvıyağ
2 t. k. Tuz
2 t. k. Tozşeker
3 t.k. Maya

iç malzemesi:
3 çorba k. Hashas
4 y.k. Siviyağ
4 y.k Seker
4 y.k iri cekilmi Ceviz

Üzerine sürmek için:
1 Yumurta sarısı
2 çorba k. Süt

Yapilisi:
Hamur malzemelrindeki malzemelerle hamur yogrulur ve 30 dakika mayalandirilir. Diger taraftan hashas bir kaseye alinir, icine sivi yag ve seker ilavesi ile ezilerek karsitirilir ve en sonda ceviz ilave edilir.
Mayalanan hamurun hepsi unlanmis tahta üzerinde dikdörtgen acilir. Uzun  kendinize dogru olacak sekilde tüm yüzeye hashasli harc sürülür ve rulo sarilir. Sarilan rulo yagli kagit yayilmis firin tepsisine yayilir. Hamurda celenk gibi iki ucu birbirine birlestirilerek tepsiye yerlestirilir. Keskin bir bicak ile 2 cm araliklarla ve ortaya 2 cm kalana kadar hamur dilim dilim kesilir ama ortadan ayrilmayacak sekilde. Her dilim ortdan ayrilmasin diye tutulur ve kendimiz cekerek kestigimiz tarafi yan yatirarak tepsiye yerlestirilir. Tüm kesilen hamur uclari bu sekilde cekilip yan yatirilarak sekillenedirilir. Süt ve yumurta sarisi karisimi tüm hamura sürülür ve tekrar mayalanmasi beklenir ve önceden isitilmis 180° deki firinda yaklasik 30 dakika nar gibi kizarana kadar pisirilir. Sicak veya soguk ikram edilir.
Afiyet Olsun!
Not Arkadasim Mazesinyemekleri blogunda bu tarif cok güzel fotograflanarak anlatilmistir. Lütfen orayi da ziyaret ederek arkadasimizin zengin mutfak kültürü ve mükemmel tariflerinden yararlaniniz. Selamlar....

14 Ağustos 2011

Gelin tebriği ve çeyiz sergisi

Çok ama çok nadir kaldı böyle güzel çeyizleri sergilemek ve 40 gün misafir ağırlamak.
Nigar´in harika çeyizini sizlerle paylaşmak benim için eski gelenek ve göreneklerin kaybolmasına ramak kala bloğuma bir renk kattığı için bu çeyizde emeği olanların hepsine burdan çok teşşekür ediyorum.
Bu nadide el işlerini yapanların ellerine sağlık, bazı el işler asırlık olduğundan bırakanlarında ruhları şad olsun inşallah.

Zevkli izlemeler.

İkramlıklarda nefisidi, acılı pataes salatasının tadı hala damağımda kaldı.

11 Ağustos 2011

Zeytinyağılı sarma ve sebzeli dolma

Bu nefis tarifimi de cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.

Oglumun istegi üzerine iftara kendisine nefis sarma, ve biberli ve domatesli dolmalar yaptim.
Arkadaslarin bahcesinden topladigim taze asma yapraklar ile nefis oldu.

Malzemeler:
30 tane kadar yaprak
5 kirmizi Biber
4 Domates
1 su bardagi Pirinc
1 T. Kahve fincani Zeytinyagi
2 Sogan
1 Biber
3 dis Sarmisak
1/2 yemek kasigi Domates Salcasi ve Biber Salcasi, Tarcin
Tuz, Karabiber, Pulbiber,
1 cay kasigi Seker
1 cay bardagi Koruk suyu
(Koruksuyunu, Limonsuyunun yerine kullaniyorum, yapilisina burdan bakabilirsiniz)

Yapilisi:
Kaynamis bir litre suyun icinde taze asma yapraklarini cok kisa bir süre hasliyoruz.
Diger yandan, biberlerin basini kesip tohum ve damarlarini cikartip kapak olarak kestigimiz bas kismini atmiyoruz.
Domateslere kapak acip icini oyarak cikariyoruz ve icini atmiyoruz sonra kullanacagiz.
Soganlar, biber ve sarmisaklar ince ince dograniyor. Pirinc güzelce yikanip süzüdürülüyor. Bir tencereye zeytinyagimizi aliyor hafif kizdiriyoruz ve hemen icine soganlari ilave ediyoruz. Soganlar az solunca biberleri en sonda sarmisagi ilave ediyor ve yikanmis pirincide ekliyerek kavuruyoruz. Salcalari, bir tarafa koydugumuz domatesin icinden cıkanlarıda ve tuzuda ekliyerek 1 su bardagi sicak su üzerine dökerek kisik atesde agzi kapali olarak, 5 dakiak pisiririyoruz.
Sonrada 15 dakika dinlendiriyoruz. Dinlenen icin icine baharatlarda ilave edilerek karistirilir ve haslanmis yapraklar incecik sarilir. Daha sonrada biber ve domatesler az bir icleri tuzlanir ve onlarda doldurularak, tencereye yerlestirilir. Üzerlerine bir dolma tasi(blogumdaki dolma tasima bakabilirsiniz) veya tabak kapanarak yaklasik 2 bardak sicak su ve 1 tatli kasigi tuz ilave edilerek, önce cok sonra az atesde 25 dakika pisirlir. Üzerine koruksuyu eklenir ve 15 dakkika daha pisirilir. Tencerenin icindeki su bir kaseye süzülür ve Dolmatasi veya tabak icinden cikarilir. Sicak veya soguk olarak yaninda cacik ile servis edilir.
Afiyet Olsun!

Çocuk Gözüyle Ramazan Ayı :)

Ramazan 1. günü

Bugün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyo...r. Annem "Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım" dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile!

Ramazan 5.günü

Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki… Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok.

Ramazan 9.günü

Niye böyle yapıyorlar? Ablama sordum, "büyüyünce anlarsın" dedi. Zaten başka ne der ki… Anneme sordum, Ramazan dedi. Babama sordum, Oruç dedi.

Ramazan 11.günü

Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek. Arkadaşım Fatıma'ya sordum. Onun ailesi de gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.

Ramazan 14.günü

Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum. Uyandım. Babama haber vermeye koştum, yatağında yok! Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum. O da yok! Korkmadım, "ben bu hırsızların hakkından gelirim" dedim. Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını.

Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta.

Bizimkiler yemek yiyorlar! Vay uyanıklar. Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar.

Bir de üstüme gülüyorlar…

Korkaklar.

Ramazan 17.günü

Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm. Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar.

O zaman devam. Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.

Ramazan 19.günü

Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor. Oturup birlikte Kur'an okuyorlar. Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar. Ellerini açıp herkese dua ediyorlar. Sevim teyze de başını örtmüş. Çok da yakışmış

Ramazan 22.günü

Her şey aynen devam ediyor. Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor. Hepsi akşam ezan okuyor. İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor. Ne hoş.

Ramazan 24.günü

Oruç'u merak ediyorum. Geçen gün Ayşe teyzem annemle konuşuyorlardı. Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu? Yok böyle olursa Oruç kaçar mı? Demek ki Oruç, çok duygulu birisi. İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor. Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor.

Oruç'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum. Onlarla tanışmaya can atıyorum.

Ramazan 25.günü

Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor şimdiye kadar, gecesi olan bir adam göremedim. Bu Kadir de kim? Bin aydan hayırlı gecesi varmış. O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.

Ramazan 26.günü

İftarı çok sevdim. Akşam yemek yemeye İftar diyorlar. Gece yemek yemenin adı da Sahur. İftar sonrası eğlenceler oluyor. Babam camilere götürüyor bizi. Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.

Ramazan 28.günü

Merak içinde beklerken uyuyakaldım. Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş. Ben göremedim. Anlayamıyorum. Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum. Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor. Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar. Sinir oluyorum.

Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor. "Abim ne zaman geliyor?" diye anneme soruyorum. "Bayram gelsin, onda gelecek" diyor. Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdi de Bayram!..

Soramıyorum "Bayram kim?" diye. Neden o gelmeden abim gelemiyor? Belki de ağabeyimin arkadaşıdır. Çok özledim abimi. Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.

Ramazan 29 / Arefe

O kadar erkek isminden sonra bugün nihayet bir bir hanım ismi duyabildim. Arife diyemiyorlar mı ne? Arefe diyorlar. Niye Arefe? "Arife" olması gerekmiyor mu? Yengemin adı gibi yani… "Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik diyor annem. İyice telaşlandılar. Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar. Temizlik yapılıyor. Yemekler hazırlanıyor. Anneme "Bayram ne zaman gelecek?" dedim, "Arefe'den sonra" dedi. Demek ki Bayram ile Arefe evli değil. Akraba da değil. Kafam karma karışık. Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.

Ve Bayram geldi

Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!. Oruç öldü heralde diye düşündüm. Abim gece gelmiş. Sevinçten haykırdım. Çok özlemişiz birbirimizi.

Bütün olanı biteni bir güzel anlattım abime. Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm. Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım. Abimin tebessüm ettiği yerde, ablam kahkaha atar. Abime küser gibi yaptım hemen gönlümü aldı. Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.

Abimden söz aldım. Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi..) Ben de verdim.. Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı. Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu. Sendromu anlamadım. Ama olsun, abime güveniyorum. Gerçi ablam'a göre 4 yaşındayım. Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor. Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor. Abim 'bu konu beni aşar' diyor.

Bayramı çok sevdim. Ama ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm. Bizim için her gün Ramazan olsa!.. Ne iyi olur. :)

Not: Cok hosuma giden bu yaziyi gelinmiz Sule e.mail olarak yollamis, cok tesekkürler, bende begendigim icin sizlerle paylasiyorum :))!

8 Ağustos 2011

Ezmeli Kebap

Bu nefis tarifimi de cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.

Ezmeli Kebap

Malzemeler:
500 gr Kiyma
2 kg olgun Domates
2 Sogan
4-5 Biber yesil ve kirmizi
1 demet Maydanoz
Tuz, karabiber

Yapilsi:
2 kg yikanmis olgun domatesler oldugu gibi firin tepsisine dizilir, icine yikanmis biberlerde catallanip eklenir ve 225 derecedeki firinda 30 dakika pisirilir.Bu arada
kiymanin icine tuz ve karabiber eklenir ve güzelce yogrulur. Bir firin tepsisine veya borcama yag sürülür ve kiymadan kabuklu findik büyüklügünde parcalar alinip el islatilarak avuc icinde yuvarlanarak kücük toplar hazirlanir ve tepsiye dizilir ve domates ocaktan alininca veya ikisi beraber firinin durumuna göre pisirilir. Kiymali toplarda 200 veya 225 derecede 30 dakika firinlanir.
Soganlar soyulur ve ince ince kiyilir ve bir tabaga alinir. Maydanozda ince dogranip baska tabaga al.
Firindan alinan domatesler soyulur ve salata gibi kesilir. Domatesin sulari da ayni tepside tutulur ve domates kabugunun sularida sizilarak alinir. Pismis biberlerde salata yapar gibi dogranir. Soganlar tuz eklenerek elle ogusturulur. Tüm malzemeler maydanozda dahil, domates, biber, sogan ve tuz ilavesi ile karistirilir. Servis tabagina alinir ve pisen etlerde salatanin üzerine eklenir ve servis edilir. Istege göre firinda kisa bir süre isitilir.
Afiyet Olsun!

Yine bu nefis Ezmeli Kebap cesidimiz Kilis'in yaz aylarının vazgeçilmezlerinden. Izinde annemin muhtesem elinden dert görmesin, bizzat yapilmistir. Tadi tüm misafirlerimiz begenisini almis ve tarifleri Çorum dan Balıkesir'e kadar uzanmıştır. Artık benim iki dünürde Kilisli oldu diyebilirim, davet edildigimizde, Kilis tavası, Patlıcan Kebabı, Ezmeli kebap veya içli köfteler yapılıyor.
Burdan ikisinede Selamlar olsun, sizleri çok seviyoruz....

6 Ağustos 2011

Yoğurtlu Kebap


Kilis de annemin nefis yaptigi Yogrutlu kebap hem misafirlerimizin hemde cocuklarin begenisini topladi.
Benim uzun süredir yapmadigim bu lezzeti, annemin sayesinde yeniden mönülerime almamin sirasi gelidigini düsünüyorum. http://www.blogger.com/img/blank.gif
Kilisin zengin mutfak kültürlerinden tirnakli ekmekle yapilan bir nefis kebap cesididir.
Ben burda tirnakli ekem yerine artik pide ekmeklerden kullaniyorum.

Bu tarifimi cafemis ve gelibolu 17 arkadasimizin düzenledigi Ramazan lezzetleri etkinligine gönderiyorum.

Malzemeler:
1 kg tirnak ekmek veya Pide
1,5 su bardagi et suyu
1 kg Yogurt
4-5 dis Sarmisak
300 gr kiyma
Tuz, Karabiber, pulbiber
1 yemek kasigi Tereyagi annem Sadeyag kullanir( Ayrani alinmis saf yag)
Maydanoz

Yapilis:
Kiyamanin icine tuz ve karabiber ilave edilip güzelce yogrulur. Yoğrulan kiymadan kabuklu findik büyüklügünde parcalar koparilip iki el arasinda yuvarlanir. Arada el su ile islatilirki kiyma ele yapismasin. Yuvarlanan kiyma toplari firin tepsisine dizilir ve firinda 200 derecede 30 dakika pisirilir.
Be esnada ekmekler 3 cm büyüklügünde baklava disi kesilir ve kayik bir tabaga dizilir. Sicak etsuyu üzerine kasik kasik aktarilir.
Digertaraftan sarimsaklar soyulup ezilir ve tuz ilave edilerek yogurtla karistirilir.
Bu sarimisakli yogurtta ekmeklerin üzerine yayilir.
Firinda pisen etler cikarilir bir tavada veya ayni tepside ocagin üzerine konulur icine bir kasik teryagi ve pulbiber ilave edilerek cok hafif kavrulur.
Kavrulan etler de ekmekli yogurdun üzerine pay edilir. En üstede kiyilmis maydanoz ilave edilerek hemen servise alinir.
Afiyet Olsun!

Not; Fotograf ac karnına ve cok acıl oldu;))

3 Ağustos 2011

Gaziantep Kalesi, Mutfak Müzesi

Harika bir günde dünürüm ve cocuklarimla beraber Gaziantep`e hem alisverise hemde buralari gezdirmeye götürdüm. Buralara ilk geldikleri icin carsi gezdikten sonra Gaziantepe "Gazi" ünvanini veren Kurtulus Savasinda büyük mücadele vermis olan halkin tarihceside cok önemliydi. Sahin Beyi Kilise giderken yolda anitina ugrar veya gecerken Fatihami verirdim ama ilk defa bende Gazantep Kalesine gelerek bu müzelstirilmis ve tarihi canlandiran ses yankilari ile ziyaret etme firsati buldum. Daha evelde iki defa geldigimde malesef tadilatdan dolayi Kaleye cikamamistik.

Kaleye ciktiktan sonra acikip oradaki görevlilerin tavsiyesi üzerine, kücük bir kebapcida kapida kurulmus masaya oturarak kebap yedik, cok nefisidi.

Kebap hazirlanan kadar gelen nefis salatalar ve mis gibi tirnak ekmekle nerdeyse karnimizi doyurduk ki sicak sicak kebaplarda masaya geldi. Dünrüme arkadaslari, "Gaziantepe gidersen Ciger Kebabi yemeden gelme" demisler, o ciger kebabi "Cartlak Kebabi" aldi. Damat ve ben Kiyma kebabi, kizim ise fazla et yemediginden onunla ben paylastik, zaten bende o kadar et yemedigimden iyi oldu cünkü salatalar ve ekmek, kebap olmasada karin doyurdu.




Hediyelik fistiklarda orada alindi.

Kalenin altindaki bakircilar el emegi göznuru yaptiklari bakirlari hem sergilemisler, hemde dükkanlarin önünde oturup bakirlarina desenler veriyorlardi.


Gaziantep Kalesi, tüm Gaziantepe gidenlerin muhakak ziyaret etmeleri gereken muhtesem bir tarihi eser.Kaleye cikinca Gaziantep´i kusbakisi görmek cok güzel. Kalenin ici ise cok anlami donatilmis kulaklari dolduran, kalbimizin hizini arttiran tarih ve Milli mücadele rüzgarlari esiyor..




Savasda Sehit edilmis cocuklar. Tüm Sehitlerimizn ruhuna Fatihalar okuyoruz!


Gaziantep Kalesinden inince karsisindaki dar sokakta "Gaziantep Mutfak Müzesi" tabelesini kale eteginde görüp o sokaga yollandik ve orayi da ziyaret ettik.
Vok ama cok taktir edip begendim. Göğüş ailesi bu tipik Gaziantep evini ve icindeki esyalari ile Vakifa vermis müze olsun diye. Tebrikler, böyle güzel evler Kilisde de var ama bir müze yapilmadi malesef. Ordan geldikten sonra Kilis deki evlere baktim, hangi ev müzeye elverisli diye, ama vakit el vermedi döndüm yine buralara ::))

Anneannemin ve kayinvalidemin evindekiler ne ise müzede de onlar vardi. Malesef kayin validem bahceli evinden ciktiktan sonra hirsizlar gelmis neyi var neyi yok bir güzel silmis süpürmüsler, vah vah dedim, tüm müzelik esyalar gitti elden.

Bu ortada durana kocacikmi, hocaik mi denirdi. Cömlekten bir delikli agzi acik bir tencere gibi bir kab icine közlü ates konur, tahtadan bir kafese benzer bir sandalye gibi bir seyin icine konulur odaya, üzerine bir yorgan örtülür, kisin günü herkes bir minder alir ve etrafina oturur, ayaklarda yorganin altina sokulur. Soguk günlerde sicacik olur. Üzerine aksam yenecek cerzler sinin icinde konulur.
Sini: Bakir büyük tepsi demek.
Sinin üzerinde nelermi olrur?:Kuru üzüm, Pestil, Nuska(kagit gibi pestil seritler halinde kesilir 4cm en 20cm boy, icine cekilmis ceviz, seker, tarcin, karanfil karisimi bir yemek kasigi konup ücgen sekilde sarilir ve kisin yenmek üzere saklanir.)Badem, Fistik, Findik, Sucuk (üzüm den yapilir cok zahmetli istir, cocukiken her sonbahara dogru annemler yaparlardi. Üzümler bagdan kesilir getirilir, Curun (tastan oyulmus legen gibi su akmasi icin agzi olan sey),icine konulur ve üzüm toprgida eklenerek yikanmis temiz ayaklarla tepelenir suyu cikana kadar. Bu üzüm sulari koca koca kazanlarda veya Halle denilen koca legenlerde kaynatilir, diger taraftan nisasta soguk üzüm suyu ile islatilir ve kaynayan üzüm suyuna karistirilarak eklenir. Bu arada hep karistirmalidir yoksa dibine tutar.Icine biraz cörekotuda atilir. Daha evelden taze ceviz, findik, fistik ve bademler yorgan iplerine iki parmak ara ile saplanir 50 cm uzunlugunda ve sopalara baglanir her sopaya 6-8 tane ip baglanir ve pisen Hapsa´ya "üzüm muhallebisine" her sopa yari ayri batirilir ve ipe asilir, ne kadar kalin isteniyorsa o kadar cok batirilir ama önce 1 saat kadar kurumasi gerekecektir. Sonrada 2-3 gün kurutulur ve sopalardan ipler kesilerek, temiz kumas torbalarda saklanir.

Bunlarada bakmak istermisiniz

Related Posts with Thumbnails