28 Mart 2008

Hayirli Cumaalar

Sevgili Arkadaslar,
herkese hayirli Cumaalar.
Beni bu zor günlerimde yanliz birakmayip yorumlariniz ve hayir dualarinizla, bassagligi mesajlarinizla desteklediginiz icin Allaha hepinizden razi olsun.

Asagidaki yaziyi net den buldum ve yayinlamak istedim, sevgiler...

Kanserin en önemli düşmanı olan yiyeceklerin listesi...


Kanserlerin bir kısmı ailevi ve kalıtsalken, bir kısmı da çevresel faktörler sonucu ortaya çıkıyor.
Fiziksel hareketi artırarak ve uygun beslenme planı yapıp, dengeli ve kaliteli beslenerek kanser türleri üçte bir oranında önlenebilir.
Diyetisyen Tuğçe Aytulu kansere karşı alınabilecek önlemleri bir bir sıraladı... Fiziksel aktiviteyi artırarak ve enerji alımına dikkat ederek, vücut ağırlığınızı ideal kilo aralığı içinde sabit tutun.
Haftada 3 gün en az 30 dakika yürüyüş, yüzme, bisiklet, step gibi egzersizler yapın ve bunu ömür boyu sürdürün.
Yeterli ve dengeli beslenin.
Besin çeşitliliğine dikkat edin.
Yağ tüketimini azaltın, yağlı etlerden mümkün oldukça uzak durun. Aldığınız yağların, toplam günlük kalorinin %30'unu geçmemesine dikkat edin.
Doymamış yağ asidi içeren yağları (soya, zeytinyağı, mısırözü, ayçiçeği, kanola yağı ve bir tür balık yağı olan omega-3) tercih edin.

Fazla yağlı kırmızı etler yerine, tavuk ve balık etini tercih edin.
Aşırı tuzdan sakının.
Günlük tuz tüketimi 5-6 gram olmalıdır.
Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekleri az miktarda tüketin.
Günlük 25-30 gram posa (tam tahıl ürünleri, meyve, sebze, kuru baklagiller, yağlı tohumlar) tüketin. n Kabuklu yenebilen meyveleri, kabuklarıyla birlikte tüketin.
Günde en az 3-5 porsiyon sebze ve meyve tüketin. Koyu yeşil yapraklı ve sarı renkli sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahana tüketmeye çalışın. Sarımsak ve soğanı özellikle çiğ olarak tüketin. Sebze yemeklerini az suda veya kendi suyu ile pişirin ve hemen tüketin. Günde 2 porsiyon kuru baklagil yemekleri tüketin.
Ekmeğin kepekli olanını tercih edin.
Kimyasal koruyuculu hazır yiyecekler yerine doğal besinlerle beslenmeyi tercih edin. A, C, D, E vitaminleri, riboflavin, tiamin, folik asit, pantotenik asit ile çinko, iyot, kalsiyum, demir, selenyum ve molibden gibi mineralleri yeterli miktarda alın. Kalsiyum bakımından zengin olan gıdalardan az yağlı olanları tercih edin. Günde 2- 3 bardak yağı azaltılmış süt ve/veya süt ürünleri ile beslenin. Besinlerin saklama koşullarına dikkat edin.

Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanın. Mutlaka kızartma yöntemiyle pişirmeniz gerekiyorsa 150 derecenin altında ve çok az yağ ile pişirin.
Alkol kullanmamayı tercih edin. Tütün ve tütün ürünleri kullanmayın. Kapalı, sigara içilen ortamlardan uzak durun. Tütün çiğnemenin, sigara ve nargile içmenin veya sigara dumanına maruz kalmanın çeşitli kanserlere neden olduğu artık herkes tarafından biliniyor.

HAYVANSAL YAĞLARDAN UZAK DURUN

Beslenmedeki toplam yağın ve özellikle de doymuş (satüre) yağ asitleri bakımından zengin olan hayvansal yağların fazla olmasının, bazı kanser türlerinin gelişmesi riskini artırdığını gösteren çalışmalar vardır. Kolon ve rektum kanserleri, postmenopozal kadınlardaki meme ve endometrium kanserleri, pankreas, böbrek kanserlerinin oluşumunda hayvansal yağların etkisi büyüktür.

İŞTE KORUYUCU BESİNLER
Bazı sebzeler (lahana, brokoli, salatalık, maydanoz, biberiye, soya fasulyesi) içerdikleri bazı maddelerle kansere karşı koruyucu etki gösteriyor.
Antioksidanlar (C vitamini, E vitamini, Betakaroten, Selenyum, Çinko) kansere karşı koruyucudur. Kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri, meyveler ve sebzeler posa kaynağıdır. Bu da kansere karşı koruyucudur. Yeşil çay "kateşin"dir. Kateşin bazı kanserleri önlemede çok etkilidir. Bunun için yüksek dozlarda yeşil çay içmeye gerek yok. Günde dört fincan yeşil çay yeterlidir. Ancak çayın aşırı sıcak olarak ve sürekli içilmesi, özefagus kanseri sıklığını belki artırabilir.

HASTALIĞI MORALLE YENİN

Hastalar, kanser olduklarını bildikleri anda hayata küsüyor. Oysa kanserken en önemli şey moralli olmak. Kendini bırakmak yerine savaşmak gerekiyor. Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hastaların kanserle nasıl mücadele edebileceğinin sırrını verdi. İşte altın değerinde öğütler... Kişi, teşhis konduktan sonra neler yapmalı? Kanser tanısı konulan kişilerin hayatında fizyolojik, psikolojik ve sosyal önemli değişikler izlenebilir. Tanı aşamasından başlayarak bazı psikolojik uyum süreçleri ortaya çıkar. Tanı için gerekli incelemelerin yapıldığı dönemde kişide kanser olma kaygısı ve bununla ilişkili olarak uykusuzluk, sinirlilik, aşırı endişe gibi belirtiler izlenebilir. Kanser tanısı alınmasından sonraki dönemde ise hastalar birçok psikolojik sorun ile karşı karşıyadır. Bunlar arasında uyum bozukluğu, depresyon, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, cinsel fonksiyon bozuklukları, uyku bozuklukları, psikosomatik bozukluklar gibi kişinin hayatını ve medikal tedavi sürecini ciddi olarak etkileyebilen sorunlar bulunur. Bu sebeple hastaların kanser ve kanser tedavisi ile ilgili acı veren, yıkım yaratan, fiziksel ve duygusal sorunlar ve yaşam tarzı değişimleri ile nasıl baş edebileceğinin öğretilmesini hedefleyen psikolojik destek ve tedavi yaklaşımları büyük önem taşımaktadır. Hastalığını inkar edenler oluyor mu? Hayatı tehdit eden bir tanı karşısında hastanın ilk tepkileri aşırı üzüntü, öfke, ya da hastalığı inkâr, inanamama olabilir. Karışık duyguların yaşandığı bu birkaç haftalık dönemi takiben kişinin durumu kabullenmesi ve tedavi arayışına girmesi beklenir. Ancak bazı durumlarda hastalığı inkâr uzun sürebilir. Bu inkâr sebebiyle kişi tedaviyi reddedebilir. Aşırı sinirli tepkileri çevresiyle olan ilişkilerini bozabilir. Ya da yaşadığı ağır çökkünlük sebebiyle kişi hastalıktan başka bir şey düşünemez hale gelebilir. Kimi zaman radyoterapi, kemoterapi ya da cerrahi tedavilerin kendileri birer korku kaynağı olabilir. Bu durumlarda mutlaka bir psikiyatrik yardım alınmalıdır. Hastanın kaygıları, gelecekle ilgili endişesi, kendini değerlendirmesi, olumsuz duygu ve düşüncelerinin ele alınması, gerekiyorsa psikiyatrik ilaç tedavisinin uygulanması ile sorunlar çözülebilir. Stresin vücudun bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Stresle baş etme tekniklerinin öğrenilmesi ile bu olumsuz etki ortadan kaldırılabilir. Hastanın kaygıları ne zamana kadar sürer? Kanser tedavisinin etkili olması ile birlikte her ne kadar hasta bir rahatlama yaşasa da, bazen hastalığın tekrarı ya da metastazla ilgili aşırı kaygılar devam edebilir. Kişi her an vücudunu dinleyip her türlü bedensel algısını kanserin tekrarı biçiminde yorumlayabilir. Rutin kontroller ve muayenelerin her biri günlerce süren gerilim ve huzursuzluklara yol açabilir. Hastalığın tekrarlaması durumunda ise kişide yine şok olma, inanamama, inkâr, sinirlilik, uykusuzluk belirtileri izlenebilir. Bu dönemi takiben reaktif depresyon ve kaygı bozuklukları gelişebilir. Hastanın ağrısı varsa, geçmişte psikiyatrik bozukluk geçirmişse, sosyal desteği azsa, yaşamında henüz tamamlamadığı işleri mevcutsa, kanser sebebiyle günlük yaşamında aksamaları yoğun yaşıyorsa bu dönemde bir ruhsal hastalık geçirme ihtimali çok daha yüksektir.
BOL BOL GÜLÜMSEYİN

Kanser önlenebilir. Yeter ki buna inanın. Kendinizi iyi hissedin. Bol bol gülümseyin. Hayatınıza yeni bakış açıları kazandırın. Kanseri hayatınızı etkileyen bir sorun olmak yerine kişi için yeni bir bakış açısı, yaşamında olumlu adımlar atmasını sağlayacak fırsatların kapısı olabileceğini unutmayın. Yaşadığınız zorluklar karşısında göstermiş olduğunu z mücadele sizin kanseri yeneceğinizi gösterir.


Neslihan KURAN- Münevver ÇAKIRTAŞ


Not:
Bu yazi net den alinmistir.

21 Mart 2008

Malesef kiz kardesim kansere yenik düstü.......



Canim Kardesim Yasemin,
Bu Yasemin cicegi sana son armaganim olsun.
Ruhun sad,
mekanin CENNET olsun,
Allahin RAHMETi hep üzerine olsun.
birtanem yokluguna nasil alisacagim,
Allahim cümlemize sabir ver, icinde banada.......

Eksili Malhita

Patlicanli Mercimek Corbasi
(orjinal adi ile eksili Malhita)

Bu aralar fazla mutfaga giremdigim icin sizlere diger blogumdan maharetlerde daha evel yapip yayinladigim corbami paylasacagim.

Malzemeleri:
1 su bardagi kirmizi Mercimek,
1 orta boy patlican,
Kirmizi pul biber, Tuz,
2 dis sarmisak,
2 yemek kasigi Koruksuyu veya 1 limon.
1 yemek kasigi Nane,
1 cay bardagi Zeytinyagi,

Yapilisi: Mercimek ayiklanir ve yikanir. Bir tencereye alinarak, 6 su bardagi su ilavesi ile ocaga alinir. Kaynamaya baslamadan üzerinin köprükleri kevgirle alinir. Patlican soyulup 1-2 cm lik küp küp kesilir, kaynamkta olan mercimeye patlican ilave edilir. Tuz ve kirmizi biber eklenir, mercimekler pisince ocaktan alinir. Zeytinyagi tavada kizartilir ve icine ince dogranmis sarmisaklar eklenir. Sarmisaklar pembemsi renk alinca, ardindanda nane ilave edilerek bir iki karistirilip hemen corbanin üzerine aktarilir. Bu islemi yapariken cok dikkat etmek gerekir, cünkü zeytinyagi etrafa ve elinize sicraya bilir.
Corbaya ekside ilave edilip, karistirilir ve sicak sicak sofraya alinir.
Afiyet Olsun!

18 Mart 2008

Tüm islam Alemine, Hayirli Kandiller



Bu günlerin feyzi üzerinize,
rahmeti geçmisinize,
bereketi evinize,
nuru ahiretimize,
sicakligi yuvamiza dolsun.
Kandiliniz mübarek olsun..

Mevlit Kandili ya da Veladet Kandili (Arapça: لیلة مواليد, Mavlid (مولد), Mavlid al-Nabi (مولد النبي), İslam dininin peygamberi olan son peygamber Muhammed'in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Klasik dönemde (Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi) kandiller yer almadığı için geçmişi pek eskiye dayanmamaktadır.

Mevlid, "doğum zamanı" demektir. İslam'da Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Hz.Muhammed'in doğum günü farklı mezheplerden birçok Müslüman tarafından kutlanır. Şiiler 17. günü Mevlid günü ve 17'ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da Vahdet Haftası ilan etmişlerdir.

Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicrî 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.


Not: Yukaridaki yazilar net den alinmistir.

15 Mart 2008

Tüm Hastalarimiz icin "DUA EKLIYELIM"

******Lütfen Okuyunuz******


Sevgili Arkadaslar,
ben bu ara bloglarda olsun, cevremde, arkadaslarimda, ailemde ve kendimde dahil olmak üzere hastalikdan baska bir sey duymaz oldum.
Derdi veren Allahim sifasinida verir umudunu hic bir zaman aklimizdan cikarmayarak, net den buldugum bir kac duayi buraya eklemek istiyordum ama vaz gectim. Ben bir tane ekliyeyim, arkadaslar devamini getirsin istedim.
Sizleri hic yoktan blogunuzdaki yayinliyacaginiz yemegin üstüne veya altinada olsa,
DUA EKLEYELIM cagrisi yapiyorum. Son duydugum degerli blogcu arkadasimiz (Sofram) Fatma Hanima Allahtan acil sifalar diliyorum. Tüm hastalarimiz icin dua ekliyelim ve dua edelim, insallah Allahim kabul edecektir. Tüm katilan arkadaslara tesekkürler.

****************************

Şifa Duâsi


Hazret-i Âişe -radıyallahu anha-dan rivâyete göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- kendilerine bir hasta getirildiğinde şöyle duâ ederlerdi;

"Bu hastalığı gider ey insanların Rabbi! Şifâ ver, çünkü şifâ verici sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Öyle şifâ ver ki hiç bir hastalık bırakmasın." (8)

(8) Buhârî, Merdâ,20; Müslim, Selâm,46.Ebû Dâvud, Tıbb, 18,19








14 Mart 2008

Ayten Kurabiyesi



Ayten teyzemin bu kurabiyesi harikadir. Canim teyzem biz cok seviyoruzz diye ne zaman kendisine gitsek adi Paris Güzeli olan bu kurabiyeyide muhakkak yapardi. Bir zaman oldu ki bu kurabiyeye Paris Güzeli degil de, Ayten Kurabiyesi denilmeye dahi baslandi. Deneyen cok memnun kalacaktir. Gevrek kiyir kiyir bir kurabiyedir. Alman arkadaslarim dahi bu kurabiyeyi cok sevdi ve 10 yil evel kücük bir yemek kitabi cikardigimizda, bu kurabiye de orda yerini almisti.
Canim Ayten Teyzecigim, bende simdi bu Ayten Kurabiyesini burda
kulaklarini cinlatarak, Allah sagligini, afiyetini versin digerek seni anarak yaptim, emeklerine saglik, seni cook seviyorum, sevgilerimle...

Malzemeleri:
3 Yumurta, bir beyazi üzeri icin ayirtilir
1 su bardagi Seker
250 gr margarin
1/2 s.b. Zeytinyagi ben Aycicegiyagi kullandim
1 pak. Vanilya
1 pak. Kabartma tozu
1 fiske Tuz
1 kg Un dan bir s.b eksik un

Üzerine:
yukarida ayrilan Yumurta beyazi
Ceviz

Yapilisi:
Yumurtalar ve seker mixerle cirpilir. Icine yumusak margarin ve sivi yag eklenip devam 1-2 dakika cirpilir, sonra elle un, kabartma toz, tuz ve vanilya eklenerek karistirilir fazla yogrulmaz ve hemen ceviz büyüklügünde parcalar alinarak top gibi yuvarlanir. Bu toplar önce cirpilmis yumurta akina batirlir tepsiye dizilir ve üzerine bir parca ceviz bastirilir. 200° deki isinmis firinda 20 dakika kadar alti ve üstü kizarana dek pisirilir.

12 Mart 2008

Lahmacun


Bu yeni bir lahmacun fotografim, asagidaki yazilar ve resimler, maharetler blogumdan arsivden alinmistir.

Almanya`da Lahmacun yapmak kadar, baska emekli yemek yoktur. Bu benim düsüncem tabi neden mi? Onuda anlatacagim. Halbuki Türkiyede öylemi. Annemin cok isi oldugu zaman yemek yapmaya vakti olmazsa "bu günde lahmacun yapalim" derdi.. Ahhhh nerde o günler. Babam rahmetli bir tepsiyi alir, icine evden, domates salcasi, biber salcasi, karabiber, kirmizi biber, nar eksisi ve tuzu da yeterince tepsiye koyarak, kasabin yolunu tutardi. Orda kasabin komsusu manavdan, domates, sogan, maydanoz ve biberi de alip. kasaba ne kadar etle lahmacun istedigini söyler ve kasbin basinda durup istedigi yerden eti kiyma cektirip, sonrada bu sebzelerle birlikte, kasba ne kadar istedigini söyleyerek yaptirip, kendi begenisi ile hazirlatirdi. Daha sonra kasaba bu lamacunluk icin, bizim evin yakinindaki firina yollamasini ve nekadar lahmacun istiyorsa onuda belirterk ve hangi saatte eve getirilmesi gerktiyinide söyledikten sonra, babam isine giderdi. Kaspta hazirlanan lahmacunluk et, firina isim verilerek kasbin ciragi götürür, firincida uygun zamanda pisirip istenilen saatte evimize yollanirdi. Firinci cirgi mis gibi kokan yeni pismis sicak lahmacunu getiri ve ne kadar ödeyecegimizi söylerdi. Parasi verilirken ciragin eline bir iki lahmacun verilir, cirgin itirazina ragmen olmaz koktu günahtir diyede o ikna edilerek, sicacik pismis lahmacunlardan muhakak, ciraginda tadina bakmasi saglanirdi. Tabi o zamana kadar bizde salata ve ayrani ve sofrayi hazirlamak düserdi. Ahh o günler nerde, Ohh afiyetle es dostla oturur yerdik, sadece izinde görüyoruz simdi bunlari. . Ama burda Lahmacun yapmak basli basina bir zahmet. Hamuru yogur. Lahmacunluk eti ve ici hazirla. Hamur ac, üzerini icle, firinda 2li veya 4 lü pisir. Offff offf, iste is uzadikca uzuyor.Yani lahmacun yapan bir kadina ben burdan, hem kasplik hem firincilik, hemde manavlik, üstüne üstlükte birde ahcilik diplomasi veriyorum, haberiniz olsun. Tüm bayanlara duyurulur. Kutluyorum. Almanyadaki kadinlarin lahmacun yapmasi bu kadar emek ve zaman isteyen bir is olup cikiyor. Sonra salatayi yap, ayranda muhakkak olmazsa olmazlardan.

iste bende kizlarim ve oglum cok seviyor diye lahmacun yaptim nefis olmustu, eee az evel o kadar bol keseden, ustalik diplomasi dagitiktan sonra kimin yaptigi lahmacunlar nefis olmaz ki.
Yaptigim Lahmacunun tarifini sizlerle paylasmak istiyorum.

Malzemeler:
(15 Lahmacun icin)
500 gr Un
1 Maya 42 gr
1/2 bardak ilik Süt
2 c.k. Tuz
1 c.k. Seker
Aldigi kadar ilik su
ic malzemeleri:
400 gr kiyma
2 büyük sogan
5 dis Sarmisak
2 y.k. kiyilmis maydanoz
3 sivri biber
2 rendelenmis Domates
1 y.k. Domates salcasi
1 y.k. Biber salcasi
1 c.k. Karabiber
2 c.k. Kirmizi Pul Biber
2 y.k. Nar eksisi
2 c.k. Tuz

Yapilisi:
Öncelikle hamuru hazirlamak icin, bir hamur kasesine un alinip ortasi acilir ve maya ilik süt ile ezilir. Tuz da ilave edilerek ilik su yardimi ile yogurulur. Cok yumusak olmayacak bir hamur elde edilip üzeri örtülerek mayalanmaya birakilir.
Hamur mayalaniriken, diger taraftan lahmacunun ici hazirlanir. Kiymanin icine ince kiyilmis iki sogan, sarmisak, biber ve maydanoz eklenip tüm salca ve baharatlar ve nar eksisiyle güzelce karistirilir.
Mayalanan hamurdan 15 tane yumak yapilir. Her yumak 15-20 cm capinda acilip, tepsinin büyüklüyüne göre 2 veya 3-4 tane tepsiye konulur. Sonrada catalla üzerine bastirilarak kiymali iclerden eklenir. 225° deki firinda alti ve üstü 5-8 dakika pisirilir. Tüm hamur ayni islemden gecirilerek hazirlanip pisirilir.


(Bir baska metod da, hazirlanmis lahmacunlar pisirmek icin dogrudan tepsisizolarak firinin tabaninda bir iki dakika pisirilir ve sonra, sapatülle alinarak firinin üst gözüne izgaraya konularak üstüde pisirilerek yapilir. Bu biraz daha ugrastirici, firini kirletici bir istir ama ayni zamanda, ceyrandan ve zamandan da tasarufludur).


Lahmacunun yanina kiyilmis maydanoz, sogan, biber ve limonla servis edilir (ah birde Sumak olsaydi).

Buz gibi ayranla nefis olur.

Afiyet olsun!!!

10 Mart 2008

Hindistan Cevizli, Muzlu ve Elmali Pasta

Asagidaki davete arkadasim http://birdemliksohbet.blogspot.com/ daveti ile katiliyorum ve arkadasima kolayliklar diliyorum.

Bir Demlik Sohbet olarak 10 Mart tarihinde başlayıp 10 Nisan tarihine kadar devam edecek "EN GUZEL PASTA" adlı ödüllü bir yarışma yapıyoruz .
Birinci olan arkadaşımız "PORSELEN DEMLİK ETKİNLİĞİ"nde 14 Nisan tarihinde ev sahibesi olacaktır.
Siz değerli blog arkadaşlarımızın bu organizasyona katılımızı ve oylarınızı bekliyoruz.



Arkadasimda görüp evdeki malzemelere göre ufak degisiklik yaparak yaptim, bir pasta seven olarak tadi harika oldu, kendisine coook tesekkür ediyorum. Arkadasim Asya`nin bu tarifini kendisini ziyaret ederek, orjinalini ordan alabilirsiniz.


Yapilisi:

3 yumurta

1 s.b seker

1/2 s.b sivi yag

2 s.b. un

2 Muz

2 Elma

1 paket Kabartma tozu

1 cay kasigi toz baharli Hindistancevizi (muskat)

1 cay k. kasigi Tarcin

1/2 s.b. Ceviz(fazla dovulmus olmuyacak)

Kremasi icin

1 /2 s.b. Hindistan cevizi rendesi

1/2 lt. Süt

2 y. k. Un

1 y. k. Nisasta

1/2 s.b. Seker

Yapilisi:

Pasta kalibi yaglanir ve firin 175° de isitilir.
Yumurta ve seker kaba alinarak mixerle cirpilir. Yagi ilave edelim, diger tarafta catalla ezilen muzlar ve rendelenen elma da karistirlir.
Sonra una, kabartma tozunu, cevizi ve baharatlar da ilave edilip bu karisimlarda beraber cirpilir. Sonra yaglanmis kaliba alinip 45 dakika kadar pisirilir. Pistigi anlasilmasi icin bir kurdan ile ortasina batirarak kontrol edilir, yanliz elmadan ve muzdan dolayi icersi yumusak olabilir.

Kek firinda iken kremasi hazirlanir, kremayi yaparken once bir kaseye alinan 5-6 kasik süt ile nisasta ve unu karistirilir. Diger süt ocaga seker ilave edilir ve kaynatilir. Kaynamaya baslayinca süte ezilmis, nisasta ve unl cirpilarak eklenir hindistan cevizi eklenir.

Firindan cikan kek soguduktan sonra ortasindan ikiye bolünür, 1. kata krema sürülür ve üzerine diyer parca kapatilir sonra tüm pasta krema ile kaplanir ve üzeri istege göre, fistik ve cikolata ile süslenir.

Afiyet Olsun!!!


8 Mart 2008

Kus Yuvasi

Allahin izniyle döndüm, yine burdayim ve siz Blogcu Arkadaslarimi coook özledim!!!
Hayirli Cumaalar!!!

Tahminen
bundan 15 yil eveldi , is yerimde tüm yabanci ögrencilerle (Osternfest) Yumurta bayrami diye aciklayabilecegim alamanlarin bayramini kutlayacaktik. is yerimde alman arkadaslar ve yabanci olarak yanliz ben calistigim siralardi. Her bayrami türk veya alman bayramlarini beraberce kutladik. Hele ramazan gelince her sabah yapilan kafe ve caylar dahi yapilmaz olurdu. Iste ilkr Ostern de ögrencileri davet edecek ve calisanlar bir seyler yapip getirecekti. Ben cok uzun zamandir Burda modelinde gözüme kestirdigim bir tarifi is arkadasima sen bunu yap diye gösterdim. Arkadas aaa bu cok zor ben becereme dedi, bende sizin bayram ve sizin tarif neden yapamiyacaksin ben dahi yaparim deyince bu tarif benim üzerime kaldi. iste o günden bu yana her yil bu tarifi yapar isyerine arkadaslara ikram ederim.
Arada eve gelen misafirlerime ve evde ailecek hafta sonu kahvaltilarinda da yaparim. Simdi de sizler icin yaptim.


Kus Yuvasi


Malzemeleri:

500 gr Un

200 ml Süt

1 Maya (42 gr)

75 gr Tereyagi
1 c.k. Tuz

1 c.k. Seker

1 Yumurta

1/2 c.k. Baharli Hindistancevizi, Kimyon, Beyaz Biber

Üzerine:
1 Yumurta

1 y.k. Süt

Susam

Süslemek icin:

400 gr Krem Peynir
1 c.k. kuru kirmizi Biber
Maydanoz
1 saksi Sogancik

1 demet misket Turp


Yapilisi:

Süt ilitilir, seker ve tuz ilave edilerek maya icinde ezilir. Hamur icin gerekli diger malzemeler, bir yogurma kasesine alinarak, ezilmis maya ilavesi ile güzel bir hamur yogrulur. Hamurun agzi kapatilarak sicak bir ortamda 30 dak. mayalandirilir. Mayalanan hamur 3 parcaya ayrilip her parca ince uzun yuvarlanir. Bu üc parca bir araya getirilerek örgü yapilir ve iki ucu birbirine birlestirilir. Tepsiye cember seklinde yerlestirilip 20 dak. daha mayaldirilir. Üzerine süt ve yumurta cirpilarak sürülür. Susam eklenir. Önceden isitilmis 200° firinda 30 dak. pisirilir. Bu arada krem peynirlerden ceviz büyklügünde parcalar alinir ve elde yumurta sekli verilir. Bunlarin bazilari kirmizi biberlenir, bazilari kiyilmis maydanozlanir. Firindan alinmis cörek cok sogumadan orta (Kus Yuvasina) bosluga ve kenarlara bu hazirlanan, yumurta sekli verilen peynirler yerlestirilir. Aralara soganciklar saksidan kesilip yikanarak yerlestirilir. Turplar ayiklanip, yikanir ve turplarda yerlestirilir ve servise alinir.

Afiyet Olsun!

Not:
Bu yil okullar Almanayada, bizim eyalette 20.3 - 5.4.2008 tarihleri arasi Yumurta Bayrami Tatiline girecek. inanislara göre 21 mart cuma günü Hz. Isa carmiha gerilmistir. Pazar ve Pazartesi günüde tekrar dirilisidir. Persembe günün gecesi ve tüm cuma günü dini filimler ve Peygamberlerle Isa ile ilgili filimler tv de görmek mümkündür. Bunun icin cuma günü yas tutulur, bol bol kilise ziareti yapilir. Pazar günü ise daha evel ici bosaltilmis yumurtalar, rengarenk boyanir, evin cesitli yerlerine bir agac üzerine asilir. Yilbasinda nasil cam agaci süsleniyorsa yumurta bayraminda da bir yapraksiz agacin veya dallarin üzerine boyanmis yumurtalar, veya carsidan alinmis renkli plastik yumurtalarla süslenir. Tavsan bu bayram icin cok önemlidir, bereketi ifade eder. Tavsan bu yumurtalari getirmis olarak düsülünür. Aileler cocuklari icin bahceye yumurta seklinde ve tavsan seklinde cikolatalar, kagida yazili siirler saklarlar, cocuklarin sabah uyaninca ilk olarak isleri, yumurta aramaktir. Cocuklar aksam tavsanin bu yumurtalari getiridigine inanirlar. Bu bayramda da ates yakilir Osterfeuer denilir. Bahar bayrami olarak kutlanir. Bahari simgeleyen yemekler yapilir. Kuzu kizartilir, yumurta salatalari, cörekler yapilir. Akrabalar ziyaret edilir, cocuklara bol miktarda yumurta ve tavsan cikolatalari dagitilir.

Bunlarada bakmak istermisiniz

Related Posts with Thumbnails